|
Mahmat Atalay'ın bizzat ismiyle
birlikte anılan dostlarını ağırladığı, onları misafir ettiği, Rızkını
kazandığı işyeri Ulusta Hükümet caddesi Tarhana sokak No :1 'de
bulnan "ASPAVA Şöhretler Pide Kebap Salonu" hakkında;
26.08.2001 tarihli Zaman Gazetesi Bölge Bölge Türkiye Basligiyla
Iç Anadolu Bölgesi Habeleri kismindan Necip Çakir tarafından kaleme
alınan yazı
"Aspava'nin
bilinmeyen tarihi "
ANKARA Ankara'nin dört bir yaninda yaklasik 100 adet
Aspava lokantasi var. Peki Aspava'nin anlamini, nasil dogdugunu
ve tescilli isim sahibinin dünya ve olimpiyat sampiyonu ünlü güresçimiz
Mahmut Atalay oldugunu biliyor muydunuz?
Ankara'nin hemen hemen bütün semtlerinde birer Aspava
Pide ve Kebap Salonu bulunur. Birbirleriyle herhangi bir baglantisi
bulunmayan Aspava'larin asil isim babasi ise ünlü güresçimiz Mahmut
Atalay.
Kebapçiligi en az güres kadar sevdigini söyleyen Atalay,
Aspava'nin 'Allah, saglik, para, afiyet versin. Amin' sözcüklerinin
basharflerinden olustugunu belirtiyor.
Mahmut Atalay 1964 yilinda Ulus Hükümet Caddesi Tarhana
Sokak 1 numarada 'Aspava Söhretler Pide Kebap Salonu' adiyla lokantasini
açarken birgün bu kadar ünlenecegini hiç düsünmedigini söylüyor.
Aspava'nin gerçek sahibi
Hala ayni yerde ve ayni ismiyle faaliyetini sürdüren
Atalay, lokantasinin 37 yillik geçmisinde Ankara'nin degisik semtlerine
yine Aspava ismiyle baska lokantalar da açar. Subelerini açtiktan
bir kaç ay sonra yaninda yetisen ustalara devreden Mahmut Atalay'in
ve Aspava'nin giderek yükselen söhreti böyle baslar. Ancak Aspava
ismi daha sonralari baskalari tarafindan da kullanilmaya baslanir.
Ankara'da Aspava isminde 100'e yakin lokanta bulundugunu
söyleyen Atalay, Aspava isminin yasal olarak kendi adina tescilli
oldugunu ancak, bu ismi kullanan digerleri hakkinda herhangi bir
yasal islem yaptirmadigini ve yaptirmayi da düsünmedigini söylüyor.
Sampiyon olmadan memleketine gitmedi
Çorum'un Cemilbey Nahiyesi'nde 1934 yilinda dünyaya
gelen Mahmut Atalay, her köy çocugu gibi gürese büyük bir ilgi duyar
ve karakucak güreslerine katilir. Askere gidince profesyonel olarak
güres hayatina baslayan Atalay ilk önemli derecesini 1959 yilinda
Türkiye Sampiyonu olarak alir ve milli takima girer.
Yine ayni yil Beyrut Akdeniz Oyunlari'nda ilk uluslararasi
sampiyonlugunu kazananan Atalay 1965'de Ingiltere'de yapilan Dünya
Güres Sampiyonasi'nda ikinci gelir.
Ancak ikinciligi gururuna yediremeyen Atalay gümüs
madalyayi yere atarak memleketi Çorum'a dünya sampiyonu olmadan
gitmeyecegine söz verir.
Dünya ve Olimpiyat sampiyonu
Bir yil sonra Amerika'da yapilan Dünya Sampiyonasi'nda
altin madalyayi kazanarak memleketine dünya sampiyonu olarak dönen
Mahmut Atalay, güres yasaminda kazandigi sayisiz basarilari 1968
Meksika Olimpiyatlari'nda olimpiyat sampiyonu olarak taçlandirir.
1968 yilinda faal güres hayatini noktalayan Mahmut
Atalay yine de güresten kopamaz ve sonraki yillarda federasyon asbaskanligi,
teknik direktörlük ve milli takim sorumlulugu yaparak genç güresçilerin
yetistirilmesine katkida bulunur.
'Bu kan Türk milleti için akiyor'
Gürese yeni basladigi dönemlerde toz çamur içinde
bir çift çorap için güresen Atalay, Amerika'nin aylik 2 bin 500
dolar maas ve güres basina 100 dolarlik teklifini AyYildizli formanin
disinda baska bir ülke için güresemeyecegini ifade ederek kabul
etmez.
Sampiyon güresçi Mahmut Atalay Türkiye'ye olan bağliligini
ve güres sevgisini su anisiyla dile getiriyor: "1966 yilinda
Amerika'da yapilan Dünya Güres Sampiyonasi'nda Sovyet rakibimle
final müsabakasindaydik. Galip durumdayken rakibimin kasti olmayan
bir hareketiyle disim kirildi. Kan kaybetmem nedeniyle doktor gürese
devam edemeyecegimi söyledi. Ben de doktora 'bu kan akiyorsa Türk
milleti için akiyor' dedim ve kendi istegimle gürese devam ettigimi
belirten bir kagit imzalayarak mindere tekrar çiktim ve sampiyon
oldum."
Hem güreste hem de is hayatinda sayisiz basarilara
imza atan Mahmut Atalay gençlere hangi alanda olursa olsun o isin
disiplinine uyarak çalistiklari zaman mutlaka basarili olacaklarini
ögütlüyor.
|